Bantlama (Balance Taping) Tedavisi Nedir?

Bükülmüş iplik ve kauçuk ile beraber yapılıp özel bir çeşit bezin üzerine yapıştırılmış bir banttır. Kasın biyolojik aktivasyonu için %40-60 arası bir elastiklik uygundur.İki kullanım şekli vardır. İlki, bandı flastere benzer bir şekilde herbiri 4-6 mm olacak şekilde kesip elastic olmayan bant…

Elastik olmayan bant

İki kullanım şekli vardır. İlki, bandı flastere benzer bir şekilde herbiri 4-6 mm olacak şekilde kesip elastic olmayan bant(spiral bant) kullanmak ta iken; diğeri de Cross Band /çapraz bant kullanmaktır. Spiral bant ilk olarak Tanaka tarafından bulunmuştur ve eklemler ile kasların tedavisinde iyidir. Ancak, bu şekil kullanıma ait notlar, gerekli olan teknik zor olduğundan ve çok miktarda deri hasarı oluşturduğundan verilmemiştir. Çapraz bantın kullanımı hakkında kısa bir açıklama yapılmıştır ve kullanımı akunoktalar medikal çalışanları tarafından ölçüldükten sonra gösterilir.

 

Cross Band / Çapraz bant

 

3-4 elastik olmayan bantın çapraz olarak dizilmesi ile üretilen bir banttır ve özel bir yönetimi vardır. Hekimler ölçüm aletleri kullanarak vücudun hangi bölümünün bantlanacağını analiz ederler ve sonra bütün vücut dengesi ya da seçilen bölgenin dengesi üzerinde çalışmayı yeğlerler. Öksürük, astım ve gastroenterik düzensizlikler için bu bantı, herhangi bir ölçüm cihazı kullanmadan uygulayabilirsiniz. Ayrıca birçok ağrının rahatlatılmasında da tamamlayıcı olarak kullanılabilir. Çapraz bantları, akunoktaları ve kasları ayarlamak için kullanabilirsiniz.



Color Taping / Aku bant(renkli bant)

 

Bu bant vucut ve renklerdeki bir çok enerji spektrumunu vucuda yararlı hale getirir. Vucutta böbrek, kalp, karaciğer, mide, vs. gibi bir çok organ vardır. Bu organların değişik fonksiyonları vardır ve değişik enerji seviyelerinde çalışırlar. Bu, her organın kendine ait bir enerji spektrumu var demektir. Diğer yandan, fizyoloji somato-viskeral refleks adında bir şey keşfetmiştir, ki bu her organın otonomik sinirler vasıtası ile derinin belli bir bölgesine bağlandığını ifade eder. Bu, derinin organların fonksiyonlarını yansıttığı gerçeğini gösterir. Temel teori hayatın uzaydan gelenışık ile oluştuğu ve onunla hayatta kaldığı idi ve tüm yaşayan varlıkların bu ışıktan kaynaklanan ışık ya da renk dalgalrını organların fonksiyonlarına yardımcı olmak için derilerine koymak zorunda olduğu idi. Çünkü organlar ışığı deri aracılığı ile almakta ve kullanmaktadırlar. * Akubant, akupunktur kelimesindeki aku ile bant kelimesinin birleşiminden meydana gelen bileşik bir isimdir.



Bantlamanın temel mekanizması


 


 

 

  

Eğer derimiz aracılığı ile kaslarımızı etkileyebildiğimiz gerçeğindeki teorik temelimizi bulabilirsek, gama hareket tepkisine göre belirli ve küçük bir impuls vererek derimizin hemen altındaki kaslarımıza yumuşak ve hafif bir fizyolojik temasta bulunabiliriz. Diğer bir deyişle, Fusimotor Refleksi, kasın en küçük birimi olan kas milinden motive edilecektir. Belirli bir impuls temas demektir, küçük vuruşlar, buz masajı, kimyasal uyarım, fırçalama vs. ve bant uygulaması da bir tepkime oluşturabilirler. (Resim 2’ye bakınız) deri, kas ve organları etkileyen mekanizmaya fizyolojide viscero-somatic refleks ya da somato-visceral refleks denir (Resim 3’e bakınız). Mideniz kötü bir durumda olduğu zaman, solar plexus gibi omuzlarınızın arasında ve karın duvarları arasında sırtınızda ağrı hissedebilirsiniz. Karaciğer ve safrakesesi hastalıklarından sırtınızda ya da sağ omzunuzda ağrı hissedebilirsiniz ve kötü bir kalp kolunuzun iç kısmına iletilen bir ağrı aracılığı ile gözlemlenebilir. Bütün bunlar, derinin, organların ve kasların birbirleriyle iletişim halinde olduğunun kanıtlarıdır. Kafa derisinden beyin dalgalarını test etmek, sol göğüsten kalp anormalliklerini test etmek organlarımızın ve derimizin karşılıklı olarak birbirini etkilediğini gösterir. Bantlama bu teorik arkaplan temelinde deri aracılığı ile kas ve organlarımıza elektromanyetik denge vererek vücudumuzun doğal iyileşme gücünü maksimize eder. Derimizin elektromanyetik akımı çok küçüktür ve bantlama bu akımları her birimi kendi esnek ve dinamik dengesini bulmaya zorlayıp yan etkileri minimize etmek suretiyle koordine eder. Böylece yapaylığı dışlayan doğal bir tedavi metodu olabilir ve vücudun doğal iyilrşme kabiliyetini destekler.

 

 

Elastik denge bantlaması

 

 


 

 

Denge bantlama tedavisi doğal bir tedaviye götüren, musculoskeletal hastalıkları ve iç hastalıkları azaltan ilaç kullanılmamış ve vücudun uygun bölgelerine uygulanan bir banttır. Etkileri hemen görülebilir ve esasen, ağrının hızlı bir şekilde azalmasına sebep olup hastanın vakitlice iyileşmesine yardımcı olur.  Bant uygulandığı anda, derinin altındaki kas yumuşak kasılmalara ve kan dolaşımının iyileşmesine sebep olacak şekilde reflekslerle tepki verir.

 


  Denge Bantlamasının mekanizması

 

 1. Kas fizyolojisinde yukarıda anlatılan reaksiyon kas milinin gamma motor refleksi olarak adlandırılır. Bantı uygulayıp gerekli kasın kasılmasını sağlayıp, kan dolaşımını iyileştirmek yoluyla etrafı ile uyum içinde olmayan kası dengeleyerek semptomu iyileştiren ve vucudu ve ruhu rahatlatan bir tip doğal tedavidir. Bazı durumlarda bantlama tedavisi o kadar kolaydır ki, çok az medical bilgisi olanlar dahi kolayca uygulayabilir. Ama gerçekten de işe yarıyor mu bu bantlama tedavisi? Bantta ilaç olmadığı için ilk kullanan hasta için bunu anlayabilmek çok zordur. Bunun sebebi, tedavi deyince insanların ameliyat, ilaç, masaj, ve el ile yapılan şeyleri düşünme eğilimidir. Ancak, gerçeği bulmak istiyorsanız kabuğunuzu kırmalısınız. Bunun güzel bir örneği roketleri icad edip aya giden bilim adamlarının bunu başarmalarının sebebi, o zamanın genel kanısı olan aya gitmenin imkansız olduğu fikrini aşabilmeleridir.

2. Temel teorilerden biri, derinin etkilenmesiyle kas ve organların reaksiyonlarının aktive edildiğidir. Resimde de görebildiğiniz gibi, geleneksel tıp biliminde dış vücudun bölümleri ile gösterilen organların problemlerinin her biri dermatom olarak adlandırılmıştır. Ayrıca, akupunkturda alarm noktaları ya da ilişkili noktalar olarak bilinen vücut noktaları vardır ve bunlar sırt ve mide gibi bölgelerde organları ve vücudun meridyenlerini temsil eden noktaların verlığını gösterirler. Böylece deri ve kaslar organlardaki tüm değişmeleri belirleyebilirler. Kafa derisini elektronik olarak muayene etmek suretiyle beyin problemlerini test eden, beyin dalgası testi ve kalp hastalıklarına bakmak için göğüs derisine bakmak insanların bu teoriyi bilimsel olarak uzun zamandır kullandıklarına güzel örneklerdir. Diğer taraftan bantlama metodu deriye, kaslara ve organlara bağlı olan elektronik bölgeleri deriye yapışkan bantlar koyarak kontrol etmeye çalışır. Bant deriye yapışırsa, derinin tam altındaki kasın(kas mili) gama motor refleksi oluşur ve bu da kasın hafifçe kasılmasına sebep olur.Bunun üstünde, bu, kasların ve organların refleks devreleri aracılığı ile organların fonksiyonunu etkiler. Bütün refleksler kasların ve sinirlerin elektronik akımı sayesinde oluşurlar ve bantlama derinin elektronik akımını düzenleyen doğal bir tedavidir.

 

 

Denge çapraz bantlaması / Cross Band


Kaslar motor ve duyumsal sinirlerin kontrolu altındadır. Ama ayrıca otonom sinirlerin ve meridyenlerin de etkisi altındadırlar. Bu yüzden tüm sinirlerin toplanma yeri olarak anılabilirler.Bu da gösterir ki, derideki ve kaslardaki elektronik akımın analiz edilmesi ve vücudun homeostasis’inin dengelenmesi geleceğin tıp biliminde çok önemli bir alan olacaktır.




 

Çapraz bantlamanın özellik ve avantajları:


a. Teşhis çok eski Yin-Yang teorisine dayalıdır. Yin-Yang teorisi ve akunoktaların direnç sayılarının eksiksiz bir analizinden sonra bir hipotez yapılmıştı. Dört buçuk yıllık bir klinik gözleminin ardından istatistik olarak en sık alınan sonuç teşhis için temel alındı.

b. Duruş ve vücut dinamikleri gibi ortopedik medikal konseptler ve akunoktaların analizi ile bağlantılı olarak tedavinin sınır ve problemlerinin tamamlanması için, S-I eklem analizi, Patrick testi, kas kuvveti testlerinin hepsi icra edildi ve sistematik olarak analiz edildi.


c. Akunoktalar, bazen kaynak akunoktalar (temsil eden akunoktalar) ve temel olarak kasların sinir noktaları vücudun tamamının kesin dengesi için kullanılır ve bu kas kuvvetlendirmenin ideal bir kombinasyonudur.

 

d. Bu teşhis ve tedavi Doğu’nun ve Batı’nın en temel ve kurulu tıp teorilerine dayandırılmıştır ve üstün tarafı da kas ve meridyen dengelemesini

 

 


Aku-bant (Renkli Bantlar) ve 8 yapı bantlaması



 

 

    1. Meridyenler ve akunoktalar tek bir dalga spektrumuna sahiptir. Bütün organlar fonksiyonlarına bağlı olarak değişik miktarda enerji kullanırlar ve herkesin değişik büyüklükte biraz değişik fonsiyonları olan organları olduğundan organların enerji spektrumları da değişik olacaktır. Çalışmalar, meridyenlerin renk spektrumu tarafından stimüle edilmesi, organlar bununla bağlantılı olduğundan organları da etkiler hipotezi üzerine yoğunlaşarak başladı. Bu renkli bantlamanın başlangıcı oldu.

      2. Üç temel renk vardır (kırmızı, sarı ve mavi), diğer ikincil renkler ise bu temel renklerin karıştırılmasıyla elde edilir. Siyah, üç temel rengin karışımıyla elde edilir. Fakat ışığın üç temel rengi kırmızı, sarı, yeşildir ve karıştırılınca beyaz elde edilir. Temel renkler, siyah ve beyaz, vücuda en çok enerji verirler ve hayatın orijini üç temel renkten gelir. Bu renkler (kırmızı, sarı,mavi, beyaz ve siyah) doğunun 5 element kavramı ile aynıdır ve meridyenler üzerinde aynı dalga frekanslarına sahiptirler.

      3. Aku-bantlama akupunkturun teori ve teknikleri ile Dr. Kwon, Do Won’un 8 yapısına dayanmaktaıdr.

     

     


    Kas Kontrol Bantları

     

    1. Elastik bantlar kullanarak kas kontrol bantlaması

      1) Kas gerilimlerini kontrol eder.

      2) Somato- visceral yansımalarla iç organların fonksiyonlarını muhafaza eder.

    2. Çapraz bantlar kullanarak kas kontrol bantlaması

      1) Sıradan insanlar
      – Kasın hassas bölgelerindeki gerginliği giderir.
      – Birkaç bölgenin bantlanmasıyla daha iyi tedavi eder.

      2) Uzmanlar (ve akunoktalar için ölçüm ekipmanları) gereklidir.
      – Bütün vücudu dengede tutar.
      – Omurgayı ve sacroiliac eklemi (pelvis eklemi) düz tutar.

     

     


    1) Organların fonksionlarını kontrol eder.  

    2) Kan ve lenf dolaşımına yardımcı olur.  

    3) Kas gerginliğini kontrol eder.  

    4) Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir.

     

     

     

    Bantlamaya giden yol

     

    Bantlama üzerine araştırma yapmaya ilk başladığımda gördüklerim karşısında şaşırmıştım. Karşılaştığım sonuçlar, var olan bilgi ve kanıları çok aşan sonuçlardı. Yeni tedavi metodları araştırmaya her zaman ilgi duymuşumdur. Araştırmaya, 37 yaşında Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Departmanına girmeye karar verdiğimde başladım.  O zamanlarki düşüncem, kimyasal olmayan ve insan merkezli bir tedavinin varolması gerektiği idi. Sonra pediatric hastalarımla ilgilenmeyi bıraktım ve cerebral palsy (beyin inmesi) ve felç ile ilgilenmeye başladım. İngiltere’de Avrupalı doktorlar ile beraber Ortopedik Manipulasyon Hekimliği (el ile yapılan bir tedavi) dersleri alırken dahi araştırmalarım devam etti. Düzinelerce insanı direkt olarak ellerimle tedavi etmek çok yorucu ve tüketici bir işti, ama Manipulasyon Hekimliği’nin mükemmel teşhis ve tedavi sonuçları ile o kadar kendimden geçmiştim ki kendi vücudumun nasıl kötüleştiğini düşünmeye fırsatım olmadı. Çok büyük bir bedel ödemiştim ama hastalarımın sağlıklarının iyiye gidişini seyretmek bana mutluluk veriyordu. Bana kondroporoz teşhisi koyuldu. Bantlama metodu ile ilk karşılaşmam da böyle oldu. Bu metodla ilk tedavi edilen hasta, dizinin semilunar kıkırdak bölgesindeki bir sakatlanmadan kaynaklanan yürüme zorlukları çekiyordu. Hastanın normal olarak yürümesi beni şaşkına çevirdi. Bant sıkıntılı bölgeye uygulanır uygulanmaz hasta, sanki hiçbir şey yokmuş gibi yürümeye başladı. Ama her zaman böyle sonuçlarla ödüllendirilmiyordum. İlk hastadan sonra ne yaparsam yapayım, bantlama, yeterli bir sonuç vermedi. Bu durum bir ay kadar devam etti ve yavaş yavaş bırakmak zorunda kaldım. Ama ilk hastamdaki mucizevi başarı aklımdan bir türlü çıkmadı ve bantlama tedavisine bir şans daha vermeye karar verdim. Bir ay sonra tekrar bırakmak zorunda kaldım çünkü bir sonuç alamadım. Bu döngüyü 3-4 kez yaşadıktan sonra, hastalarımı düzgün bir şekilde tedavi edebilmek için bantlama metodunun temel prensiplerini tamamıyle anlamam gerektiğini kavradım. Evimin yolu üzerinde bulunan Seogwipo’da Moon Adası’na bakarak her gün yarım saat oturup bantlamanın temel prensipleri hakkında düşünmeye karar verdim. İki haftalık düşünmenin sonucunda ‘Fusimotor refleksi’ kavramı birdenbire aklıma geldi. Beyin inmesi hastalarını teşhis ve tedavi ederken bir çok refleks teorisi ile karşılaşmıştım. Çok heyecanlı bir şekilde eve dönüp metinler arasında söz konusu terim hakkındaki bilgileri tekrar okudum. Artık tedavinin prensiplerini bildiğim için etkiler doğal olarak kendini göstermeye başladı. Araştırma verilerim gelişmeye devam etti ve şu an olduğum konuma ulaştım.

     

     

     

     

    Ağrı ve bantlama metodunu rasyonel prensiplere göre anlamak

     

    Bütün hastalıklarda olduğu üzere, hastalık iskelet kaslarına ulaşınca ağrı da doğal olarak gelir. Ağrı kavramını daha iyi anlamamız sağlık ve hastalık kavramlarını da genel olarak daha iyi anlamamıza götürür bizi. İlkin, ağrının bizatihi bir hastalık olmadığını bilmemiz gerekir. Ağrı, bir hastanın incinmiş ya da sakatlanmış bölgeyi hareket ettirmesini engelleyen bir alçı gibi hareket eder. Bu yüzden ağrıya aynı zamanda biyolojik alçı da denir. Ek olarak, ağrı, vucudu anormal bir duruma karşı alarma geçirme rolünü de ifa eder. Böylece, hastalığın sebeplerini analiz etmeden ağrıyı kesmek, hastalığı daha kötü yapar ya da kronik hale getirir, çünkü böyle yapmak esas olarak koruyucu refleks desteğini ortadan kaldırır. (ağrı=gözcü) Diğer yandan, ağrıyan taraflarına doğru egzersiz yaparak kendi kendilerini rahatlatacaklarını zanneden insanlar vardır. Eğer tecrübe ettikleri ağrı basit bir kas problemi değilse, bu şekilde egzersizler hastalığı kötüleştirir ya da kronikleştirir. İnsanların bu tarzda ağrıları hafife almamaları ve doğru teşhis ve egzersiz reçeteleri verilmeden kendi kendilerine egzersiz yapmamaları tavsiye edilir. Ayrıca, hemen ağrı kesiciler almak ya da ağrıya dayanmaya çalışmak da akıllıca davranışlar değildir. Ağrı oluştuğu zaman bantlama tedavisi ile kendinizi tedavi etmeniz tavsiye edilir. Eğer bu işe yaramazsa bir doktora danışmalısınız.

     

     

     

     

    Hastanın hissettikleri tedaviyi direk olarak etkiler

     

    Tedavi sırasında üzerinde yoğunlaşılması gereken en önemli konu hastanın nasıl hissettiğidir. Eğer hasta doktora inanmazsa hastalık ortadan kalkmayabilir. Hastaya sorular sormak, oküler muayene ve el ile muayenenin teşhiste önemli olduğu söylenir. Bu, tıp okulundaki hazırlık kurslarında çok duyduğum birşeydi. Teşhis kuralları sadece bir teoridir ve genellikle hastanın nasıl hissettiği pek hesaba katılmaz. Bantlamada hastanın hissettiklerine gerekli önemi vermeden tedavi imkansızdır. Nöropsikolojide negative indüksiyon fenomeni diye adlandırılan bir terim vardır. Üzgünseniz güçsüz olursunuz. Korktuğunuz zaman sfinkter kası doğal olarak gevşer ve kendinizi bilinçsiz olarak rahatlatırsınız ve hatta düşersiniz. Beyin korku ya da üzüntüyü algılar ama kuvvet kaybeden bedendir. İşte buna negatif indüksiyon fenomeni denir ve beynin hissetiklerine bağlı olarak bedenin elektromanyetik akımının değişmesi fenomenine referansta bulunur. Bu teori on yıllardır fizyolojide oturmuş bir teori haline gelmiştir ve temel olarak negative ve pozitif elektromanetik akımlardaki değişimleri belirtir. Diğer bir deyişle, sinirsel iletimin yollarını keser. Eğer hasta rahatsızlık hissederse ya da doktorun bantlama tedavisinden şüpheli ise beynin bu şekildeki hisleri vücudu elektromanyetik olarak etkileyecek ve tedavinin etkisini azaltacaktır. Aynı şekilde hasta da doktorun hislerine saygı göstermelidir.

     

     

     

    Hastanın hissettikleri en iyi teşhistir

     

    Gelen hastalarıma ilk sorduğum soru şudur: ‘Yatakta uyumanın sırtınıza zarar verdiğine inanıyor musunuz?’ En doğru teşhisler hastanın hissettiklerinden sonuçlandırılanlardır. Yukarıdaki soruyu bana gelen hastalara soruyorum. Çoğu hasta inandıklarını söyüyor. Bunun, kalıplaşmış bilginin süzgeçten geçirilmeden alelade insana sunulmasından dolayı olduğunu düşünüyorum. Yatakta uyumanın her zaman kötü, yerde yatmanın da her zaman iyi olduğunu söylemek yanlıştır. Bu hastanın uyurken kendini nerede daha iyi hissettiği ile ilgili bir sorundur. Rahat olmak demek önceden yerinden çıkıp sinir köküne baskı yapan bir diskin yerine tekrar oturması demektir. Rahatsız olmak ise diskin daha da çıkması ve semptomun daha da kötüleşme olasılığının olmasıdır. Bükülmüş bir diskiniz varsa, hangi pozisyonların ve egzersizlerin gerekli olduğunu belirleyebilmeniz gerekir. Sizi en çok rahatlatan pozisyon ve egzersizler en doğru olanlarıdır.

     


     

     

    Tedavide başarılı olmak için once ‘acele et, acele et’ hastalığını tedavi etmelisiniz

     

    Bir Kore atasözü ‘hastalıklar cennetten doğmuştur ve doktorlar sadece cennet ile hasta arasında köprü koyma rolünü ifa ederler’ der, ama bunun doğruluğuna inanmıyorum. Bir doktor kesinlikle bir hastalığı tedavi eden insandır, ama başarabileceği şeylerin de bir limiti vardır. Bu, insanın var olan tıp bilgisinde olduğu kadar diğer şeylerde de başarabileceği şeylerin sınırlı olmasından dolayı böyledir. Eğer bir doktorun bazen basit bir soğuk algınlığını bile kolayca tedavi edemeyen bir insan olduğunu aklımızda tutarsak, doktor tarafından doğal olarak tedavi edilme ihtimalimiz olabilir. Soğuk algınlığı virus enfeksiyonundan kaynaklandığı ve varolan tıp virüsleri öldüren mucize bir ilaç bulamadığı için soğuk algınlığının doktorlar tarafından tedavi edilmeyip, hastanın kendisi tarafından aşıldığını söyleyebiliriz. Hastalar doktorları sadece soğuk algınlığını 1-2 seanstan sonra başarılı bir şekilde tedavi ederlerse başarılı bulurlar. Bu sebepten, hastalık biraz daha sürerse hastalar rahatsız olurlar ve sorunun acilen çözülmesini talep ederler. Doktorlar da hastaları tedirgin olunca doğal olarak strese girerler. Doktorlar da insan olduğundan, hastalarının kızgınlığı devam ederse doktorlar da tedirgin olurlar ve gerekli olmadığı halde daha agresif bir tedavi metodu uygularlar. Son tahlilde kaybeden taraf hasta olur, çünkü hasta hastalığa biraz dayanarak bağışıklık geliştirebileceği yerde gerekli olmayan tedaviyi seçmiştir. Zarar hemen görüebilir olmadığından hastayı buna inandırmak hiç de kolay değildir. Bağışıklık en iyi, hasta doğru zamanda tedavi edildiğinde oluşur. İnsanların, doktorun sadece komplikasyonlar oluşmasın diye hastayı inceleyen bir gözcü olduğunu anlamaları gerekir. Tabii ki, bazı durumlarda hastalar durumu doktora teslim etmekten başka care bulamazlar çünklü bazen sorun kendi kendinize halledebileceğiniz bir seviyeyi aşar. ‘Yavaş ol, rahat ol’ tavsiyesinin sağlığı iyileştirmesi gerçekleştirildiği zaman doktor da hasta da mutlu olacaktır. Bu kural aynı zamanda bantlama için de geçerlidir. Tedavi acele ile uygulandığı zaman, zararlı olabilir. Bazı durumlarda kronik hastalar tedavinin kendisinden şüphe duyarlar. Eğer 3-4 seanstan sonra pozitif bir sonuç alamazlarsa kendi teşhislerini kendileri koyarlar ve tedaviyi kesmeye karar verirler. Devamlı tedavi görmeleri durumunda daha iyi olabilecekleri gerçeğine rağmen süreçi durdururlar ve iyileşme şanslarını da durdurmuş olurlar. Tanıdığım bir doğu doktorunun akrabası ile ilgili olarak bir hikaye anlatmak istiyorum. Hasta ‘Speno Stenosis’ denieln dejeneratif bir hastalıktan uzun süredir şikayetçiydi. Bir mil bile yürüse bacaklarında ciddi ağrılar hissettiğinden yürüme ile ilgili sorunları vardı. Ama ameliyat olacak durumda değildi. Doğu ve Batı ekollerine bağlı birçok dottor tarafından muayene ve tedavi edildiği halde bir gelişme olmamıştı. Daha sonra, kendisi de doktor olan arkadaşım, akrabasına benim bakmamı rica etti. Bir aylık tedaviden sonar, hastanın durumunda bir gelişme olmadı. Kendimi kötü hissettim ve tedaviyi kesmeyi önerdim. Ama bunun çok ciddi bir hastalık olduğunu, bir aylık bir denemeden sonra vazgeçemeyeceğini söyledi. Acelesi olmadığını ve elimden geleni yapmamı söyledi. Bir gün hastanın isteğinden yaklaşık bir ay sonra kliniğime çok mutlu bir ifadeyle yürüyerek geldi. Bana durumunun nasıl iyileştiğini, önceki gün nasıl yürümeye gittiğini ve çok az ağrı hissettiğini anlattı. O günden sonra hasta 2 seans daha geldi ve tamamen iyileşti. Eğer hasta durumunda bir değişiklik olmadığını öne sürerek bana baskı yapsaydı daha uzun bir sure ağrı çekecekti ve belki de hiç yürüyemeyecek hale gelecekti. Bunun gibi birçok örnek vardır. Yukarıda verilen örnek hastanın iyileştiği sadece bir örnektir. Ek olarak, doktorun kendini rahat hissettiği ve kendisine güvenildiği durumlara da bir örnektir.

     

     

     

    Bantlamanın tarihi

     

    Bantlamanın orijini 1920’li yıllarda bulunan Avrupa kırık-çıkık tedavisinde bulunabilir. Kore’de 1993’ten beri üç değişik Japon bantlama metodu üzerinde araştırma yaptım. Modern tıp, doğu tıbbı ve aku-bantlama teorilerinden yola çıkarak renk analizleriyle spektrumu kullanan yeni bir bantlama metodu geliştirdim. Ayrıca dahiliye alanında da derinlemesine araştırmalarım devam ediyor. Fizyoterapistler, eczacılar (Bantlama için Koreli eczacılar Kuruluşu üyeleri), doktorlar, bitki doktorları gibi uzmanlara dersler verdiğim için bu metodu yayma imkânım oluyor. Sonuç olarak, bir çok bantlama temelli, bir çok grup oluşmaktadır. Bantlama metodunun herkese yayılması için, metod hakkındaki bilgiyi, gönüllü gruplara, misyoner gruplarına ve özürlülere olduğu kadar, sokaktaki insane da ulaştırmayı planlıyorum. Bantlama metodu hakkında kaleme alınan bir kaç tez var. 1) Yin and Yang Teorisi ve Matematiksel Kavram aracılığı ile Musculoskeletal tedavi (Dr. Aeo, Kang and Kim, Hyoung Shin) 2) Ciğer kapasitesi, dayanıklılık, hızlılık ve kas kuvveti üzerindeki toplam denge etkisi (Sang Won Lee, Bum Chul Yoon, Kang Aeo), 3) Cybex kullanarak yapılan bantlamanın etkileri (Bum Chul Yoon, Kang Aeo). Benim bazı kitaplarım: 1) Musculoskeletal sistem için bantlama metodu(Uzmanlar için), 2) 8 Değişik Yapı için Bantlama Tedavisi (Ders koleksiyonu) 3) Bir Ölçüm Aleti Kullanarak Yapılan Bantlama Tedavisi (Uzmanlar için)  4) Kang Aeo'nun Denge Bantlama Tedavisi. 1998 sonunda Kangnam St. Mary's Hospital's Biomedical Engineering Research Institute’de toplanan 175 doktor, doğu tıbbı doktoru ve dişçi tarafından  'The Oriental and Western Medical Association of Human Energy Balance' derneği kuruldu. Şu anda 300’den fazla üyesi var (2000 yılı itibariyle). Los Angeles’taki Oriental Medical Doctors Association’a misafir öğretici olarak davet edildiğimden beri New York’taki doğu tıbbı doktorları, kiropraktikler ve doktorlar da derneğe katılıyorlar. Bu dernek diğerlerinden daha önemlidir çünkü kuruluşuna kadar birleşemeyen tıp alanındakiler için bir dönüm noktası olmuştur. Şu anda ‘Meridian’ adındaki tıbbi malzeme üreten bir şirketin ürettiği meridyen noktaları için kullanılan ölçüm aleti kullanılarak daha doğru bir Bantlama Tedavisi Metodu bulunmaya çalışılmaktadır. Tedavi çok yakında daha da gelişecek.

     

     

     

    Bantlamanın yan etkileri nelerdir?

     

    Hastalar bazen baş dönmesi, hafif başağrıları hissedebilieler ama daha çok alerjik durumlar oluşur. Ancak, bant çıkarılır çıkarılmaz bu semptomlar kaybolur. Yani, bantlama güvenli bir ikame tedavidir. Bazen, bant uygulamasından sonra ağrı artabilir ve bunun iki sebebi vardır: İlkin, süreç sırasında kaybedilmiş dengeyi tekrar kazanırken ağrı çok kesif olabilir ve 1 ila 3 gün arasında pozitif gelişme olacaktır. İkinci olarak, bantı doğru yere uygulayınca ağrı oluşabilir. (Bu bir teknik sorunudur) Hasta bir duş aldıktan ya da bir kaç gün için ağrı kesici aldığında eski haline dönebilir. Muhtemelen bütün hastalıklarda durum budur ama hastanın ciddi hastalıkların komplikasyonlardan sonra iyileşmeye başladığını unutmaması gerekir. Ağrı olduğu için vazgeçmemesi ve tedaviyi bitirmesi için bir uzmana danışması gerekir. Bu kesinlikle pozitif sonuçlar getirecektir.


Doğru bantlama için ipuçları(1)





1.                Bütün bantlamalar eklemlerin hareket etmesini engellemeyecek şekilde uygulanmalıdır. Bantı uygularken bantı sadece yerleştirin, çekerek koymayın. (resim- bantlamada dikkat edilecek şeyler) Bantı Pektoralis major kasına uygulama durumunda göğüs kaslarını tamamen gerdirmek için kollarınızı geriye doğru gerdirin. (resim)


 


 


Bantın uygulanacağı bölgeyi uygulamayı yapmadan once gerdirin. Örneğin, bantı göğüs üstündeki pectoralis major kasına uygulayacaksanız once kollarınızı kaldırın ve geriye doğru gerdirin ki kaslarınız tam olarak gerilsin. (resim)





 

 



4.Bantı en rahat duruşta uygulayın. Örneğin, sırtınızı ileri eğerken ağrı varsa bantı omurga üzerindeki erector kasına uygulayın. Bu bantlama için, ağrıyı kesmek için destek olarak ellerinizi yere koyun, sonra da bantı sırta uygulayın. Ya da bantı Yoga duruşunda a uygulayabilirsiniz.

5. Banyo yaparken bantı çıkarmak zorunda değilsiniz. Bantın üzerinden kurulanabilirsiniz.

 

 

 

 

 

Doğru bantlama için ipuçları(2)

 

Bantlanacak bölgeyi bantlama yapmadan once gerdirin.

 

Bantı gerdirmeden koyun: Geçmişte bantı %10-15 gerdirerek uyguluyorduk ama şu anda bunu tavsiye etmiyoruz. Çünkü, gerdirerek koyarsanız daha fazla kaşıntı yapar ve normal haline gelince kırışır ve değişik bölgelerin gamma motor refleksi kuvvetlerinde değişimlere sebep olur. Gerdirmeden bantlama tavsiye edilir çünkü kan ve lenf dolaşımını eşit olarak hızlandırır ve kasların kuvvetlendirilmesi ve rahatlatılması daha çok aktive edilir.
Uzunluğu belirleyin : Bantı uygulayacağınız alanın üzerinde tutup ölçün ve kesin. Bu işlemin uygulanacak bölgenin gerilmişken yapılması gerekir.
Bantın genişliği fazla önemli değildir. İnsanların fizyolojileri arasındaki farklılıklardan dolayı genellikle 5 cm’lik bantlat kullanılır ve boyun bölgesi gibi yerlerde bu genişlik 2.5 cm’ye düşer. Vücut, bacak ve kolda 5 cm’lik bant kullanın. Parmaklarda kulanırken 1 ila 2.5 cm’ye düşürün. Boyun için 2.5 cm yapın, ancak iri olmayan insanlarda daha da küçültmeniz gerekir. İri kasları olan atletlerde 5 cm uygun olabilir. Bu durumda örtüşen iki katman kullanabilirsiniz. Birkaç denemeden sonra kaba bir ölçüm yapabilirsiniz. Tıpkı resim yaptığınız zamanda olduğu gibi, çizginin genişliğini hesaplamazsınız ama çizmekte olduğunuz insanın durumuna gore ayarlarsınız.

 

 

 

İlk kullananlar için kullanım alanları

 

Gastroentrik düzensizlikler, adet sancıları, öksürme, astım gibi otonom sinir sistemi bozukluklarında ve disk kayması, artrit, hareket edemeyen omuz, burkulma gibi dolaşım düzensizliklerinde uygun kendi kendini tedavi metodudur. Ancak PAS ile yapabileceğinizin aksine her zaman gelişme kaydedemezsiniz. (Lütfen ‘bölümlere/semptomlara-göre bantlama-spor bantlaması- güzellik bantlaması-kaslara gore bantlama bölümlerine bakıız) Bu kitabı size şiddetle tavsiye ederim. (sadece fotoğraf ile ya da örnekle gösterilmiş doğru bantlama sizi başarılı bir tedaviye götürür, ve ilerlemiş bir hastalık için bir uzmana görünmek esastır.




KULLANIM ŞEKİLLERİ VE SIK SORULAN SORULAR  (TIKLAYINIZ)

 


 

 

 

OLUŞUM TIBBİ CİHAZLAR LTD. ŞTİ.

Osmaniye, Fildamı Çoban Çeşme Sok.  Şahin Ap. No: 8/B 

34144  Bakırköy – İSTANBUL


Tel. – Faks: 0 212 466 16 55

GSM: 0 532 331 77 12

Web: www.olusummedikal.com

e-mail: olusummedikal@gmail.com, olusumgrup@gmail.com, olusummedikal@yahoo.com

Facebook Twitter Email